BIST100 endeksinin güne negatif bir başlangıç yapmasını bekliyoruz. Haziran vadeli BIST30 kontratı akşam seansını 8 puan artıda tamamlarken, bu sabah Asya borsaları ve ABD vadeli endeksleri oldukça negatif bir görünüm sergilemektedir.
BIST100 endeksinde 14.125, 13.938-13.734 (boşluk) ve 13.567 seviyeleri destek bölgesi olarak izlenmektedir. Direnç tarafında ise 14.402, 14.613 (dünün yükseği: 14.583), 14.729 (boşluk) ve 14.876 seviyeleri takip edilmektedir.
Global piyasalarda olumsuz risk algısı teknoloji hisseleri öncülüğünde yeniden güç kazandı. 2000’li yılların başında yaşanan dot-com krizine atıfta bulunan bazı analistler, bir çip balonu patlaması sürecine doğru ilerlendiğini vurguluyor. Risk iştahının bozulduğu bu dönemde, yapay zekanın bir balon olup olmadığı tartışmaları yeniden gündeme geliyor.
Makroekonomik veriler ise daha olumlu bir tablo yaratmaya çalıştı. Dün açıklanan ABD tüketici harcamaları son üç ayın en güçlü artışını gösterdi. Öte yandan ABD ekonomisi yılın ilk çeyreğinde beklentilerin üzerinde %2,1 büyüdü. Bu veriler Fed’in faiz oranlarını yüksek tutmasına neden olabilecek olsa da enerji fiyatlarındaki gerileme global enflasyon endişelerini azaltıyor. Genel görüş, enflasyon ve tüketim kaynaklı kaygılarda en kötü dönemin geride kalmış olabileceği yönünde. Ancak son günlerde artan oynaklığın da gösterdiği üzere, küresel fiyat istikrarına doğru ilerlenirken kısa vadeli ekonomik veriler önemini koruyor.
Temmuz ayının piyasalar açısından görece hareketli geçmesini bekliyoruz. 3 Temmuz Cuma günü Haziran ayı enflasyon verisi açıklanacak. Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde NATO Zirvesi düzenlenecek. 17 Temmuz’da Fitch, 24 Temmuz’da ise Moody’s Türkiye’ye ilişkin kredi notu değerlendirmelerini açıklayacak. TCMB Para Politikası Kurulu toplantısı ise 23 Temmuz’da gerçekleşecek. Meclis’in normal takvime göre 1 Temmuz’da tatile girmesi gerekirken çalışmalarına devam edecek olması da önemli gündem başlıklarından biri olacaktır.
Çeşitli anketlere göre ekonomistlerin Haziran ayı enflasyon tahmini %0,90-1,00 aralığında oluşmaktadır. Böyle bir durumda yıllık enflasyonun 50-60 baz puan gerileyerek %32,0-32,1 bandına inmesi beklenmektedir. Mayıs ayında TÜFE aylık %1,71, yıllık ise %32,61 artmıştı. Son Para Politikası Kurulu toplantı özetinde, öncü verilerin enflasyonun ana eğilimindeki düşüşün Haziran ayında da sürdüğüne işaret ettiği belirtilmiş, özellikle kira enflasyonundaki yavaşlama eğilimi vurgulanmıştı.
Yine çeşitli anketlere göre yıl sonu politika faizi beklentisi %34-35 bandında bulunmaktadır. Piyasalar, 23 Temmuz’daki TCMB toplantısında herhangi bir faiz değişikliği beklemezken, ilk faiz indirimi için öne çıkan tarih 10 Eylül toplantısıdır. Bizim beklentimiz ise piyasa fiyatlamalarına kıyasla daha temkinlidir. İlk faiz indiriminin 22 Ekim toplantısında gerçekleşeceğini ve yıl sonunda politika faizinin %35 seviyesinde olacağını öngörüyoruz.
Orta Doğu’daki gelişmelerin TCMB’nin para politikası patikasını şekillendireceğini düşünüyoruz. Ancak mevcut aşamada tahminlerimizi değiştirmek için henüz erken olduğu görüşündeyiz. TCMB’nin faiz indirim sürecine başlamadan önce piyasayı fonladığı oranı yeniden resmi politika faizi olan %37 seviyesine çekmesi gerektiğini düşünüyoruz. Beklentimiz, TCMB’nin mevcut %40 fonlama oranını Temmuz ve Eylül toplantılarında kademeli olarak %37’ye indireceği yönündedir. Ardından Ekim ve Aralık toplantılarında 100’er baz puanlık indirimlerle yıl sonunda politika faizinin %35 seviyesine gerilemesini bekliyoruz. Bu tahmin için temel varsayımımız, enflasyonun yılı %29 seviyesinde tamamlamasıdır.
Son iki ayda bir miktar hızlanmış olmakla birlikte döviz kurlarındaki sakin seyir korunmaktadır. Yılbaşından bu yana ABD doları TL karşısında %8,4 değer kazanmıştır. Ocak-Nisan döneminde aylık ortalama %1,22 yükselen dolar/TL kuru, Mayıs ayında %1,47, Haziran ayında ise (1-25 Haziran) %1,75 yükselmiştir. Yılbaşından bu yana ortalama yükseliş hızının yılın geri kalanında korunması halinde dolar/TL kurunun yılı yaklaşık 50-51 TL seviyelerinde tamamlaması mümkün görünmektedir. Haziran ayındaki yükseliş temposunun yılın geri kalanında da sürmesi durumunda ise yıl sonu kurunun 51-52 TL bandında oluşabileceği değerlendirilmektedir. Bu seviyeler, piyasadaki genel yıl sonu beklentisi olan 51-52 TL aralığıyla uyumludur. Bizim yıl sonu kur tahminimiz de 52 TL seviyesindedir.
BDDK haftalık verilerine göre, 19 Haziran’da sona eren haftada toplam krediler haftalık bazda yatay seyretmiştir. TL krediler de haftalık bazda yatay kalırken, YP krediler dolar bazında haftalık %0,4 gerilemiştir. TL kredilerin 13 haftalık hareketli ortalama büyüme oranı hafif artarak %27,2’ye yükselmiştir. Bireysel kredilerde trend büyüme belirgin şekilde hızlanarak %40,9’a çıkarken, ticari kredilerde trend büyüme hafif artışla %20,0 seviyesine ulaşmıştır. TL mevduat haftalık bazda %0,6 artarken, YP mevduat dolar cinsinden yatay seyretmiştir. TL kredi/mevduat oranı hafif gerileyerek %91,3 olmuştur. TL mevduatın toplam mevduat içindeki payı ise %61,3 seviyesinde gerçekleşmiştir. Toplam takipteki alacaklar haftalık bazda %0,8 artarak 753,7 milyar TL’ye yükselmiştir. Takipteki kredi oranı hafif artışla %2,79’a çıkmıştır. Bu oran tarihsel ortalamaların altında kalmaya devam etmekle birlikte, 2025 yıl sonundaki %2,46 seviyesinin üzerindedir. Bankacılık sektörünün net yabancı para pozisyonu, düzenleyici eşik olan %5’lik (uzun/kısa) pozisyon limitinin oldukça altında, %0,5 uzun pozisyonda yatay kalmıştır. Yerli özel mevduat bankaları %1,7 kısa pozisyon taşırken, diğer tüm banka grupları uzun pozisyonlarını korumuştur.
BIST100 Teknik Görünüm ve Günün Öne Çıkan Hisse Öneriler
BIST100 Teknik Görünüm ve Teknik Hisse Önerileri
BIST100 günü %0,50 düşüş ile 14,260 puandan tamamladı.
DESTEK 14.125 13.938 13.734 13.567
DİRENÇ 14.613 14.876 15.167 15.204

Kaynak: ICBC Yatırım Günlük Bülten