Yatırım Stratejimiz
ABD borsaları, makro veri akışı, şirket bilançoları ve faiz beklentilerinin birlikte şekillendirdiği dalgalı bir seyir izlerken, günün kapanışında karışık bir görünüm ortaya koydu. S&P 500 ve Nasdaq teknoloji hisselerinin desteğiyle sınırlı pozitif ayrışma sergilerken, Dow Jones sanayi ve finans ağırlığı nedeniyle zayıf kaldı. Özellikle büyük ölçekli teknoloji şirketlerinden gelen bilanço sonuçlarının beklentileri karşılaması hatta bazı kalemlerde aşması, endekslerde yukarı yönlü hareketleri destekleyen ana unsur olurken, bu iyimserlik gün geneline yayılmakta zorlandı. Piyasalarda ana belirleyici unsurlardan biri olan faiz dinamikleri tarafında ise ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüksek seviyelerde kalmaya devam etmesi, hisse senetleri üzerinde değerleme baskısı yaratmayı sürdürdü. Fed’in para politikasına ilişkin beklentilerde “uzun süre yüksek faiz” temasının korunması, özellikle büyüme hisselerinde gün içi kazançların sınırlanmasına neden oldu. Gün içinde açıklanan makro verilerin karışık sinyaller vermesi de piyasaların yön bulmasını zorlaştırırken, ekonomik aktivitenin soğumaya başladığına dair işaretler ile enflasyonun hâlâ hedefin üzerinde seyretmesi arasındaki ikilem fiyatlamalara yansıdı. Jeopolitik gelişmeler de risk iştahını sınırlamaya devam etti. ABD Başkanı Trump’ın Rusya-Ukrayna hattına ilişkin yaptığı açıklamalar ve Orta Doğu’da İran kaynaklı artan tansiyon, petrol fiyatlarında sert yükselişlere yol açarken, enerji maliyetleri üzerinden enflasyonist baskıların yeniden güçlenebileceği endişesini gündeme taşıdı. Bu durum, enerji hisselerinde pozitif ayrışma yaratırken, ulaştırma ve sanayi gibi maliyet hassasiyeti yüksek sektörlerde baskıya neden oldu. Genel çerçevede değerlendirildiğinde, güçlü şirket kârlılıklarına rağmen yüksek faiz ortamı, jeopolitik riskler ve emtia fiyatlarındaki oynaklık ABD borsalarında yukarı yönlü hareketlerin sınırlı kalmasına neden oluyor. Önümüzdeki süreçte hem Fed’in faiz patikasına ilişkin vereceği sinyaller hem de açıklanmaya devam edecek bilançoların piyasa üzerindeki etkisi belirleyici olmaya devam edecektir.
Borsa İstanbul, son bir ayın en sert düşüşünün ardından işlem gününde sınırlı sayıda hissede tepki alımları denese de, petrol fiyatlarının rekor seviyelere yönelmesiyle günü kayıpla tamamladı. Bankacılık hisselerinde bilanço etkisi ve son günlerde yaşanan düşüşe verilen tepki, petrol fiyatlarında günlük %7’ye varan yükseliş ve tahvil faizlerinin Nisan başı seviyelerine yönelmesiyle birlikte yetersiz kaldı. Gün içinde özellikle finansallar tarafında beklentiye paralel ya da üzerinde gelen kâr açıklamalarının fiyatlara sınırlı yansıması, piyasanın mevcut seviyelerde yeni bir katalizör ihtiyacına işaret etti. Bununla birlikte küresel tarafta ABD tahvil faizlerindeki yüksek seyrin korunması ve dolar endeksindeki güçlü görünüm, gelişen ülke varlıkları üzerinde baskı yaratmaya devam ederken, bu görünümün yurt içi piyasalara da risk iştahını sınırlayıcı yönde yansıdığı görüldü. Genel çerçevede değerlendirildiğinde, bilanço sezonunun piyasaya güçlü bir yön tayin edememesi, küresel finansal koşulların sıkı kalmaya devam etmesi ve içeride yeni hikâye eksikliği nedeniyle Borsa İstanbul’da kısa vadede dalgalı ve temkinli seyrin korunmasını bekliyoruz. Fed’in metnini değil ancak niyetini değiştirmiş olması, ABD Başkanı Trump’ın paylaşımları ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açmaya yönelik planı reddetmesi ile birlikte, 1 Mayıs nedeniyle oluşacak üç günlük uzun hafta sonu riski endekste 14.200 seviyesine doğru baskıyı artırabilir. 14.200 desteğinin altında gerçekleşebilecek kapanışlar ise piyasanın uzun hafta sonu riskini almak istemediğine işaret edecektir.
Günlük Hisse Fikirleri
ABD Başkanı Trump’ın, Rusya’nın kısa süreli bir ateşkes kararı açıklayabileceğini belirtmesi nedeniyle Anadolu Efes ve Enka İnşaat’ı; yüksek enflasyon döneminde kira getirili gayrimenkul yatırım ortaklıklarının daha korunaklı olması nedeniyle ise Rönesans Gayrimenkul ve Torunlar GYO’yu günlük önerilerimize ekliyoruz.

Kaynak: Destek Yatırım Günlük Bülten