Yatırım Stratejimiz
Küresel piyasalar, ABD–İran arasında yükselen geriliminin enerji arzında kalıcı bir kesintiye dönüşmeyeceği ve yapay zekâ yatırımlarının teknoloji şirketlerinin kâr büyümesini desteklemeyi sürdüreceği beklentisini fiyatlıyor. ABD’nin İran’a yönelik saldırılarını yenilemesi, İran’ın Körfez’deki ABD hedeflerine ve ticari gemilere misillemede bulunması, üç haftalık kırılgan ateşkesi büyük ölçüde işlevsiz hale getirdi. Hürmüz Boğazı’nda tanker geçişlerinin neredeyse durması ve sigorta maliyetlerinin yükselmesi, petrol fiyatlarına yeniden jeopolitik risk primi ekliyor. Bununla birlikte Brent’in yaklaşık 76,5 dolar, WTI’ın 72,3 dolar seviyesinde kalması, yatırımcıların henüz boğazın uzun süre tamamen kapanacağı veya küresel arzın kalıcı biçimde bozulacağı bir senaryoyu fiyatlamadığını gösteriyor. Petroldeki yükseliş potansiyeline rağmen güvenli liman talebi olan dolarda alımlar sınırlı; Dolar Endeksi’nin 101 seviyesinin altında seyretmesi, dolar talebinin şu aşamada kontrolsüz bir riskten kaçışa dönüşmediğine işaret ediyor. Piyasa, çatışmanın sınırlı kalacağı ancak enerji maliyetlerinin Fed’in faiz politikasında temkinli duruşu koruyacağı bir ara senaryoyu satın alıyor. Hisse tarafında ise jeopolitik risklerin önüne yeniden yapay zekâ ve yarı iletken teması geçmesi olumlu oldu. S&P 500 %0,81, Nasdaq %1,30, Dow Jones %0,27 ve Russell 2000 %1,22 yükselirken, teknoloji sektörü ve çip hisseleri piyasayı taşıdı. Micron’ın ABD’de 2035’e kadar 250 milyar doların üzerinde yatırım açıklaması ve Meta’nın yapay zekâ çipi planları, kısa vadeli para girişini yeniden hızlandırdı. Bununla birlikte değerleme endişeleri ortadan kalkmış değil. Philadelphia Yarı İletken Endeksi yılın ilk yarısında %101 yükseldikten sonra temmuz ayında yaklaşık %12 geriledi ve haziran zirvesinin %14 altında bulunuyor. Hedge fonların çip hisselerinde dört haftadır satış yapması da rallinin artık daha seçici ilerlediğini gösteriyor. Özetle piyasalar; tam ölçekli bir ABD–İran savaşı yerine kontrollü gerilim, petrol fiyatlarında kalıcı arz şoku yerine sınırlı risk primi ve yapay zekâ temasında genel bir balon yerine şirket bazlı kâr ayrışması fiyatlıyor. Bu dengenin bozulacağı eşik, Brent’in yeniden 80 doların üzerine yerleşmesi, Hürmüz trafiğinin uzun süre durması ve tahvil faizlerinin teknoloji değerlemelerini baskılayacak ölçüde yükselmesi olacaktır.
BIST 100 endeksi dün güne tepki alımlarıyla başlamasına rağmen 14.275 puanı aşmakta zorlandı ve günün ikinci yarısında yeniden artan satışlarla günü %0,60 değer kaybıyla 14.105,44 puandan tamamladı. Endeks gün içinde 14.053–14.275 aralığında hareket ederken işlem hacmi 152 milyar TL olarak gerçekleşti. Hacim, son 5 günlük ortalamanın %22, son 10 günlük ortalamanın %16 ve son 20 günlük ortalamanın yaklaşık %12 altında kaldı. İşlem hacminin 14.000’ne doğru gerilerken belirgin düşmesini olumlu karşılıyoruz. Sektörel tarafta bankacılık endeksi dünde %1,17 gerileyerek, son bir ayın en düşük seviyesine geriledi. Özellikle ISCTR, YKBNK ve AKBNK’taki kayıplar dikkat çekerken sanayi endeksi yataya yakın bir kapanış gerçekleştirdi. TCMB tarafından açıklanan haftalık para ve banka istatistiklerine göre, toplam rezervler 3 Temmuz haftasında bir önceki haftaya göre 10,5 milyar dolar artışla 159,7 milyar dolara yükseldi. Net uluslararası rezervler 9,7 milyar dolarlık artışla 55,0 milyar dolar olurken, piyasanın yakından izlediği swap hariç net rezervler önceki haftaki 28 milyar dolar seviyesinden yaklaşık 9,4 milyar dolarlık iyileşmeyle 37,4 milyar dolara yükseldi. 23 Temmuz TCMB’nin faiz kararı öncesinde rezervlerde yaşanan güçlenme fonlama faizini düşürmek için yeterli bir alan oluştururken, son bir ayın en düşük seviyelere gerileyen bankalar içinde bir tepki alımı fırsatı doğuruyor. Tırmanan jeopolitik risklere rağmen ulaştırma endeksi THYAO ve PGSUS’taki pozitif ayrışmanın desteğiyle %1,49 yükseldi. Tüpraş’ın %3,02 ve Türk Hava Yolları’nın %1,88 yükselmesi endeksteki kaybı sınırlarken; ASELS, OTKAR, ASTOR ve BIMAS’taki sert gerilemeler satış baskısını artırdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, F-35 tedariki süreci kapsamında S-400’lerin geleceğine ilişkin soruya “Bizi izlemeye devam edin” yanıtını vermişti. Dün Hürriyet Gazetesi’nde Hande Fırat imzasıyla yayımlanan haberde S-400’lerin bir Körfez ülkesine satılabileceği belirtilirken, bugün Abdülkadir Selvi köşe yazısında Türkiye’nin sistemleri bir Körfez ülkesine sattığını ve satışın gün içinde açıklanacağını öne sürdü. Bu açıklamalar, hafta içindeki ABD–Türkiye görüşmelerinin ardından resmî bir duyuru gelmemesiyle zayıflayan beklentilerin yeniden güçlenmesini sağlayabilir. S400’lerin satıldığına ilişkin haberlerin resmiyet kazanması hâlinde, savunma sanayisi hisselerindeki pozitif fiyatlama ile Türkiye’nin risk priminde olası gerilemenin bankacılık sektörüne yansıması, endeksteki toparlanmanın gücünü belirleyecektir. Bu beklentilerin fiyatlanmasında 14.300–14.400 direnç bölgesinin aşılması kritik önem taşıyor.
Günlük Hisse Fikirleri
Haziran ayında da aylık en büyük prim büyümesi gösteren AKGRT ve TURSG’yi; TCMB’nin güçlü rezerv artışlarının fonlama faizi düşürme beklentilerini taze tutacak olması nedeniyle YKBNK ve olası çatışmaların kesilmesi durumunda THYAO’yu günlük öneriler listemizde yer veriyoruz.

Kaynak: Destek Yatırım Günlük Bülten
