Küresel Kırılma, Yerel Fırsat
Dünya ekonomisi, 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle başlayan ve Kasım 2024’te Donald Trump’ın yeniden ABD Başkanı seçilmesiyle ivme kazanan çok kutuplu güç rekabetinin etkisi altında yeniden şekillenmektedir. Venezuela’da yaşanan sıra dışı yönetim değişimi, Grönland’ın ilhakına yönelik tartışmalar ve İran’da patlak veren savaş; 2025’te ticaret savaşları olarak başlayan küresel rekabetin, 2026 itibarıyla doğrudan ticaret yolları ve tedarik zincirleri üzerinden yürütülen daha sert bir mücadeleye dönüştüğünü göstermektedir. Nitekim küresel sistemde rekabetin artık fiyat ve tarifelerden ziyade kaynaklara erişim ve tedarik kontrolü üzerinden şekillendiği görülmektedir. Bu dönüşüm, nadir toprak elementleri ve kritik minerallerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik güç unsuru haline geldiğini ortaya koymaktadır.
Soğuk Savaş döneminde teknolojik üstünlüğün göstergesi olan uzaya uzanan rekabet; yerini günümüzde nadir toprak elementlerine erişim, enerji arz güvenliği ve yapay zekâ altyapısına yönelik rekabete bırakmıştır. Bu yeni denklem; altyapı, savunma, enerji ve ileri teknoloji yatırımlarını öne çıkarırken, yatırım dünyasında odak noktalarının da yeniden belirlenmesine neden olmaktadır. Yarı iletken üretimi, veri merkezleri, savunma sanayi ve elektrikli araç ekosistemi gibi alanlar yeni bir büyüme döngüsü yaratırken; bakır, lityum, nikel ve kobalt gibi emtialar stratejik varlıklar olarak öne çıkmaktadır. Artan veri merkezi yatırımları ve yapay zekâ uygulamaları ise elektrik talebini yapısal olarak yukarı taşımakta; bu durum doğalgaz, nükleer ve yenilenebilir enerji yatırımlarını desteklemektedir.
Model Portföy

Raporun tamamı için tıklayın.
Kaynak: Destek Yatırım Model Portföy